Kapsam Geçerliği Notu
eliştirilmek ve kullanılmak istenen bu araştırmadaki ölçek için öncelikle açımlayıcı faktör analizi yapılmış ve güvenirliğin tespiti için Cronbach’s Alpha yöntemi kullanılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi ile ortak yapıyı ölçen maddelerin ne derece bulundukları yapıda geçerli oldukları tespit edilmiştir. Ölçekte geçerli yapıda yer alan maddelerle uygun olanlar ölçeğe dahil edilirken, faktör yükü olarak yeterli sonucu vermeyen maddeler ölçekten çıkartılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi ile ortaya koyulan ölçeğin kullanılabilmesi için doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi ile oluşturulan yapının test edilmesi ve doğrulanması amaçlanır (Büyüköztürk 2002: 472). Yapılan bu işlem ile açımlayıcı faktör analizi ile ortaya koyulan ölçeğin geçerlilik düzeyinin doğrulanması belirlenmeye çalışılmıştır. Faktör analizinde türetme yöntemi olarak Varimax rotasyonlu bileşenler yönteminden yararlanmılmıştır. Faktör yükleri için yine örneklem yeterliliğinin tespit edilmesi adına Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) örneklem yeterliliği ölçütü incelenmiştir. KMO değeri 0,837 olarak bulunmuştur ve yeterliliğin çok iyi olduğu görülmektedirÖlçekte yer alan verilerin çoklu normal dağılımda olduğunun belirlenmesine yönelik olarak Barlett’s üresellik testi sonucu (x2=3519,032; P= 0), verilerin faktör analizini uygulamak için yeterli bir kanıt sağladığını göstermektedir. Faktör analizi uygulanmasıyla yeterli yüke sahip olmayan (0,30 altı) 14 madde ölçekten çıkartılarak en iyi model oluşturulmuştur. Oluşturulan en ideal modelde verilerin 5 faktör altında toplandığı görülmüştür. Bu faktörler toplam varyansın %70,86’sını açıklamaktadır. Faktör yüklerinin kabul edien 0.30’un çok üzerinde yer aldıkları belirlenmiştir (Yaşlıoğlu 2017: 75). Modelde yer alan verilerin güvenirliğini kabul etmek için Cronbach’s Alpha yöntemi kullanılmıştır. Bu analiz sonucuna göre (α = 0,814) kabul edilen güvenirlik değerinin elde edildiği tespit edilmiştir (Kartal ve Dirlik 2016). Ölçek maddelerinin faktör yükleri ve diğer sonuçlar tablo üzerinde gösterilmiştir. açımlayıcı faktör analizi ile birlikte madde sayısı 26’ya düşürülmüştir. Ölçeğin açımlayıcı faktör analizi sonucunda geçerlilik ve güvenilirlik için uygun olduğu belirlenmiştir. Ölçekte ortaya çıkan faktörler, bireylerin dinle ve inançla olan ilişkilerini farklı boyutlarıyla ele almaktadır. Birinci faktör (F1), kişinin geçmişteki dini pratiklerini ve deneyimlerini yansıtarak, bireyin dini yaşantısının temellerini anlamayı amaçlamaktadır. İkinci faktör (F2), dini ve siyasi otoritelerden kaynaklanan etkileri inceleyerek, bireylerin inançlarını şekillendiren dışsal baskı ve yönlendirmeleri ortaya koymaktadır. Üçüncü faktör (F3), sosyal ve internet medyasının bireylerin dini algı ve tutumları üzerindeki etkilerini kapsamaktadır; böylece modern iletişim araçlarının rolü değerlendirilmektedir. Dördüncü faktör (F4), kötülük problemi gibi ahlaki ve varoluşsal sorgulamaları ele alarak, bireylerin inançlarını sorgulama süreçlerini anlamaya çalışmaktadır. Beşinci faktör (F5) ise bireylerin dinlere karşı geliştirdikleri tutumları ve eleştirel yaklaşımlarını ortaya koyarak, din dışı inanışlara yönelimlerini açıklamaya katkı sağlamaktadır. Doğrulayıcı faktör analizini gerçekleştirmek üzere veri seti SPSS Amos programına aktarılmıştır. 5 Faktörden oluşan 26 maddelik ölçek oluşturulan model ile test edilmiştir. Yapılan ilk test ile modelin uyum indekslerinin istenilen düzeyde olmadığı görülmüştür. Standartlaştırılmış Regresyon Ağırlıkları (Standardized Regression Weights) incelendiğinde (P31) “Eğitim seviyesi arttıkça, dinlere olan inanç azalmaktadır”, dışındaki tüm maddelerin 0.70’e yakın olduğu görülmüştür. (P31) maddesinin ise istenilen seviyenin çok altında (0,174) olduyu belirlenmiştir. Modifikasyon indeksleri (MI = 30.44), (P37) ve (p38) maddelerinin hata varyansları arasında yüksek düzeyde ilişki olduğunu gösteriştir. İçerik benzerliği nedeniyle her iki maddenin “dindar bireylerin olumsuz davranışlarının inançtan uzaklaşmadaki etkisi” temasını ölçtüğü görülmüştür. Bu örtüşme, ölçüm fazlalığı (redundancy) yaratarak modelin uyumunu olumsuz etkilemiştir. Modelin geçerliliği ve sadeliğini korumak amacıyla (P37) maddesi modelden çıkarılmıştır. Uyum indeks seviyelerinin ve doğrulayıcı faktör analizinin sağlanması için bu maddeler (P31 ve P37) ölçekten çıkartılarak tekrar test gerçekleştirilmiştir. İlgili maddeler ölçekten çıkartıldıktan sonra ortaya konan modelde Standartlaştırılmış Regresyon Ağırlıklarının uygun olduğu belirlenmiştir. Modelin uyum indeksinin iyiliğini arttırmak için (e5-e4), (e14-e10), (e14-e9),(e17-e19) maddeleri arasında koveryanslar oluşturulmuştur
eliştirilmek ve kullanılmak istenen bu araştırmadaki ölçek için öncelikle açımlayıcı faktör analizi yapılmış ve güvenirliğin tespiti için Cronbach’s Alpha yöntemi kullanılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi ile ortak yapıyı ölçen maddelerin ne derece bulundukları yapıda geçerli oldukları tespit edilmiştir. Ölçekte geçerli yapıda yer alan maddelerle uygun olanlar ölçeğe dahil edilirken, faktör yükü olarak yeterli sonucu vermeyen maddeler ölçekten çıkartılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi ile ortaya koyulan ölçeğin kullanılabilmesi için doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi ile oluşturulan yapının test edilmesi ve doğrulanması amaçlanır (Büyüköztürk 2002: 472). Yapılan bu işlem ile açımlayıcı faktör analizi ile ortaya koyulan ölçeğin geçerlilik düzeyinin doğrulanması belirlenmeye çalışılmıştır. Faktör analizinde türetme yöntemi olarak Varimax rotasyonlu bileşenler yönteminden yararlanmılmıştır. Faktör yükleri için yine örneklem yeterliliğinin tespit edilmesi adına Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) örneklem yeterliliği ölçütü incelenmiştir. KMO değeri 0,837 olarak bulunmuştur ve yeterliliğin çok iyi olduğu görülmektedirÖlçekte yer alan verilerin çoklu normal dağılımda olduğunun belirlenmesine yönelik olarak Barlett’s üresellik testi sonucu (x2=3519,032; P= 0), verilerin faktör analizini uygulamak için yeterli bir kanıt sağladığını göstermektedir. Faktör analizi uygulanmasıyla yeterli yüke sahip olmayan (0,30 altı) 14 madde ölçekten çıkartılarak en iyi model oluşturulmuştur. Oluşturulan en ideal modelde verilerin 5 faktör altında toplandığı görülmüştür. Bu faktörler toplam varyansın %70,86’sını açıklamaktadır. Faktör yüklerinin kabul edien 0.30’un çok üzerinde yer aldıkları belirlenmiştir (Yaşlıoğlu 2017: 75). Modelde yer alan verilerin güvenirliğini kabul etmek için Cronbach’s Alpha yöntemi kullanılmıştır. Bu analiz sonucuna göre (α = 0,814) kabul edilen güvenirlik değerinin elde edildiği tespit edilmiştir (Kartal ve Dirlik 2016). Ölçek maddelerinin faktör yükleri ve diğer sonuçlar tablo üzerinde gösterilmiştir. açımlayıcı faktör analizi ile birlikte madde sayısı 26’ya düşürülmüştir. Ölçeğin açımlayıcı faktör analizi sonucunda geçerlilik ve güvenilirlik için uygun olduğu belirlenmiştir. Ölçekte ortaya çıkan faktörler, bireylerin dinle ve inançla olan ilişkilerini farklı boyutlarıyla ele almaktadır. Birinci faktör (F1), kişinin geçmişteki dini pratiklerini ve deneyimlerini yansıtarak, bireyin dini yaşantısının temellerini anlamayı amaçlamaktadır. İkinci faktör (F2), dini ve siyasi otoritelerden kaynaklanan etkileri inceleyerek, bireylerin inançlarını şekillendiren dışsal baskı ve yönlendirmeleri ortaya koymaktadır. Üçüncü faktör (F3), sosyal ve internet medyasının bireylerin dini algı ve tutumları üzerindeki etkilerini kapsamaktadır; böylece modern iletişim araçlarının rolü değerlendirilmektedir. Dördüncü faktör (F4), kötülük problemi gibi ahlaki ve varoluşsal sorgulamaları ele alarak, bireylerin inançlarını sorgulama süreçlerini anlamaya çalışmaktadır. Beşinci faktör (F5) ise bireylerin dinlere karşı geliştirdikleri tutumları ve eleştirel yaklaşımlarını ortaya koyarak, din dışı inanışlara yönelimlerini açıklamaya katkı sağlamaktadır. Doğrulayıcı faktör analizini gerçekleştirmek üzere veri seti SPSS Amos programına aktarılmıştır. 5 Faktörden oluşan 26 maddelik ölçek oluşturulan model ile test edilmiştir. Yapılan ilk test ile modelin uyum indekslerinin istenilen düzeyde olmadığı görülmüştür. Standartlaştırılmış Regresyon Ağırlıkları (Standardized Regression Weights) incelendiğinde (P31) “Eğitim seviyesi arttıkça, dinlere olan inanç azalmaktadır”, dışındaki tüm maddelerin 0.70’e yakın olduğu görülmüştür. (P31) maddesinin ise istenilen seviyenin çok altında (0,174) olduyu belirlenmiştir. Modifikasyon indeksleri (MI = 30.44), (P37) ve (p38) maddelerinin hata varyansları arasında yüksek düzeyde ilişki olduğunu gösteriştir. İçerik benzerliği nedeniyle her iki maddenin “dindar bireylerin olumsuz davranışlarının inançtan uzaklaşmadaki etkisi” temasını ölçtüğü görülmüştür. Bu örtüşme, ölçüm fazlalığı (redundancy) yaratarak modelin uyumunu olumsuz etkilemiştir. Modelin geçerliliği ve sadeliğini korumak amacıyla (P37) maddesi modelden çıkarılmıştır. Uyum indeks seviyelerinin ve doğrulayıcı faktör analizinin sağlanması için bu maddeler (P31 ve P37) ölçekten çıkartılarak tekrar test gerçekleştirilmiştir. İlgili maddeler ölçekten çıkartıldıktan sonra ortaya konan modelde Standartlaştırılmış Regresyon Ağırlıklarının uygun olduğu belirlenmiştir. Modelin uyum indeksinin iyiliğini arttırmak için (e5-e4), (e14-e10), (e14-e9),(e17-e19) maddeleri arasında koveryanslar oluşturulmuştur